Ülkemizi etkileyen COVID-19 virüsü salgınının yayılmasını engellemek ve etkilerini hafifletmek adına kamu kurum ve kuruluşları gerekli adımları atmakta ve çeşitli önlemler almak suretiyle mücadele etmektedir. Bu önlemlerin alındığı çoğu durumda özel nitelikli kişisel veriler de (sağlıkla ilgili veriler vb.) dahil olmak üzere pek çok kişisel veri işlenmektedir.

COVİD-19 kapsamında işlenen kişisel veriler hakkında; veri sorumluları tarafından  bireylere  kısa, kolay erişilebilir, anlaşılır, açık ve sade bir dil kullanılması suretiyle bilgi sağlanmalıdır ve COVID-19 ile mücadele kapsamında gerçekleşen kişisel veri işleme faaliyetleri Kişisel Verileri Koruma Kanununa uygun olarak gerçekleştirilmelidir.

Eğer kanuna uygun olarak kişisel veri işleme faaliyeti gerçekleşmezse; Türkiye’de hızla yayılan yeni tip corona virüs (COVID-19) ile enfekte olmuş kişilerin kimlik ve sağlık bilgilerinin paylaşılması ve işlenmesi, onlarda damgalanarak toplumdan dışlanma korkusu yaratacağı ve tıbbi yardım almaktan kaçınmaları sonucunu doğurabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Ayrıca; Kişisel verilerin korunmasının Türkiye’de anayasal bir hak olup kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, bir başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi, Kişisel Verileri Koruma kanunu’na ve Türk Ceza Kanunu’na göre suç teşkil etmektedir.

Bu noktada hatırlatılması gereken konu işlenen kişisel veriler ile ilgili olmak üzere veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmiş olmasıdır. Bu anlamda, kişisel verileri işleyen veri sorumluları, kişisel verilerin toplanma amacı ve ne kadar süreyle saklanacağı hususu da dahil olmak üzere, uyguladıkları önlemler konusunda şeffaf olmalı ve COVİD-19 kapsamında alınan kişisel veriler konusunda aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmelidir.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun 27.03.2020 tarihli “Covid-19 ile Mücadele Sürecinde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilinmesi Gerekenler” başlıklı metnine ulaşmak için tıklayınız.